noun

rhetoric

retorik, belagat, söz sanatı

The politician's speech was full of empty rhetoric.

Politikacının konuşması boş retoriklerle doluydu.

She is studying classical rhetoric at the university.

Üniversitede klasik retorik okuyor.

((rhetoric)) ikna edici konuşma veya yazma sanatı. Konuşması sadece bir retorik olarak göz ardı edildi.

Benzer: hitabet, belagat, tumturaklı söz

Yunanca 'hatip sanatı' anlamına gelen 'rhētorikē (tekhnē)' kelimesinden.

İkna edici sözlerle 'tepki almaya' çalışan bir politikacıyı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.