adjective

rhetorical

retorik, sözsel

He ended his speech with a rhetorical flourish.

Konuşmasını retorik bir süslemeyle bitirdi.

'Don't you know?' is a rhetorical question.

'Bilmiyor musun?' retorik bir sorudur.

((rhetorical)) + isim retorik sanatıyla ilgili. Retorik bir soru sordu.

Benzer: üslupsal, sözsel, etkili

'rhetoric' + '-al' (sıfat eki). 'Rhetoric', Yunanca 'rhētorikē' (hatip sanatı) kelimesinden gelir.

'Retorik soru', retoriğin klasik bir aracıdır. Birini biliyorsanız, diğerini de bilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.