noun

rhythm

ritim, ahenk

The song has a catchy rhythm.

Şarkının akılda kalıcı bir ritmi var.

He felt the rhythm of the waves.

Dalgaların ritmini hissetti.

((the)) ~ ((of sth.)) (bir şeyin) düzenli tekrarlanan deseni. I love the rhythm of the music.

((a)) ~ belirli bir desen türü. The poem has a steady rhythm.

Eş anlamlılar: vuruş, tempo, nabız, kadans.

Yunanca 'ölçülü akış' anlamına gelen 'rhythmos' kelimesinden gelir.

Yazılışı zordur. Şu anımsatıcıyı hatırlayın: 'Rhythm Helps Your Two Hips Move'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.