noun

rider

binici, sürücü, yolcu, ek madde

The horse rider wore a helmet.

Atlı kask takıyordu.

The bus was full of riders.

Otobüs yolcularla doluydu.

A rider was added to the contract.

Sözleşmeye bir ek madde eklendi.

((bir şeyin)) ((sürücüsü)) (bir şeyi) süren kişi He is a skilled rider of motorcycles.

((bir şeydeki)) ((yolcu)) (bir şeydeki) yolcu She was a rider on the last train.

Eş anlamlılar: passenger, equestrian, cyclist

'ride' (binmek, sürmek) fiilinden ve eylemi yapan kişiyi belirten '-er' ekinden gelir.

Bir şeye 'ride' eden (binen) kişi olarak düşünün. '-er' eki, eylemi yapan kişiyi belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.