adjective

ridiculous

saçma, gülünç, anlamsız

That's a ridiculous price for a t-shirt.

Bir tişört için bu saçma bir fiyat.

He looked ridiculous in that tiny hat.

O küçücük şapkayla gülünç görünüyordu.

((ridiculous)) + isim saçma Bu saçma bir fikir.

((özne)) + be + ((ridiculous)) saçma olmak Saçmalıyorsun.

It is ((ridiculous)) + to-infinitive ...-mek saçma Bunu düşünmek saçma.

Eş anlamlılar: absurd, ludicrous, preposterous; Zıt anlamlılar: reasonable, sensible

Latince 'ridiculus' (gülünç) kelimesinden, o da 'ridere' (gülmek) fiilinden gelir.

Balıklarla hokkabazlık yaparken tek tekerlekli bisiklete binmeye çalışan birini hayal edin - saçma bir manzara.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.