noun

rings

yüzükler, halkalar

She wears several gold rings.

Birkaç tane altın yüzük takıyor.

Saturn's rings are made of ice and rock.

Satürn'ün halkaları buz ve kayadan oluşur.

((sayı)) yüzük belirli sayıda yüzük She found two rings in the box.

((bir şeyin)) halkaları daha büyük bir şeyin parçası olan halkalar The rings of Saturn are visible with a telescope.

çemberler, şeritler, daireler, halkalar

Eski İngilizce'de dairesel bir şerit veya halka anlamına gelen 'hring' kelimesinden gelir.

Birden fazla daire düşünün: parmaktaki yüzükler, bir ağacın halkaları veya bir gezegenin etrafındaki halkalar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.