noun

risk

risk, tehlike

There is a high risk of failure.

Başarısızlık riski yüksek.

He took a calculated risk.

Hesaplanmış bir risk aldı.

Smoking is a major health risk.

Sigara içmek önemli bir sağlık riskidir.

((a risk of sth./-ing)) bir şey riski Yağmur riski var.

((to take a risk)) risk almak İşini bırakarak büyük bir risk aldı.

((at risk)) risk altında Bina çökme riski altında.

Synonyms: danger, hazard, peril; Antonyms: safety, security

İtalyanca 'risco' (uçurum) kelimesinden gelir, uçurumların etrafından yelken açma tehlikesine atıfta bulunur.

'Risk'i potansiyel olumsuz bir sonuç olarak düşünün. Aynı zamanda bir fiildir: 'to risk something' bir şeyi tehlikeye atmak anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.