noun

robe

rop, sabahlık, cüppe

He put on his robe after the shower.

Duştan sonra sabahlığını giydi.

The judge wore a black robe.

Yargıç siyah bir cüppe giyiyordu.

((bir/o)) rop ((bir şey)) uzun, bol bir dış giysi She wrapped the soft robe around herself.

Eş anlamlılar: sabahlık, cüppe, bornoz

Eski Fransızca'da 'giysi' anlamına gelen 'robe' kelimesinden gelir. Aslen savaş ganimeti anlamına geldiği için 'soymak' anlamına gelen Cermen kökenli kelimeyle ilgilidir.

Bir yargıcın giydiği siyah cüppeyi (robe) veya duştan sonra giyilen bir bornozu (bathrobe) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.