adjective

robust

sağlam, gürbüz, güçlü

The company needs a robust security system.

Şirketin sağlam bir güvenlik sistemine ihtiyacı var.

He has a robust and healthy constitution.

Sağlam ve sağlıklı bir bünyesi var.

The wine has a robust flavor.

Şarabın dolgun bir tadı var.

sağlam bir ((isim)). The plan is robust.

Eş anlamlılar: strong, sturdy, resilient; Zıt anlamlılar: weak, fragile

Latince 'meşeden, sert, güçlü' anlamına gelen 'robustus' kelimesinden, bu da 'meşe, güç' anlamına gelen 'robur' kelimesinden türemiştir.

Güçlü bir meşe ağacı (Latince 'robur') veya güçlü bir robot hayal edin. İkisi de 'robust'tur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.