noun

rock

kaya, taş, rock müzik, sallamak

He threw a rock into the water.

Suya bir taş attı.

I love listening to classic rock.

Klasik rock dinlemeyi çok seviyorum.

She rocked the baby to sleep.

Bebeği sallayarak uyuttu.

((bir kaya)) bir taş parçası He found a cool rock on the beach.

((bir şeyi sallamak)) bir şeyi ileri geri hareket ettirmek She rocked the cradle gently.

Eş anlamlılar: stone, boulder; Eş anlamlılar (fiil): sway, shake

Eski İngilizce'deki 'rocc' kelimesinden gelir, muhtemelen Kelt kökenlidir.

Dev bir kayanın (rock) üzerinde çalan bir rock grubunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.