noun

rocker

rockçı, rock müzisyeni, sallanan sandalye

He was a famous rocker in the 80s.

80'lerde ünlü bir rockçıydı.

My grandma sat in her rocker by the fire.

Büyükannem şöminenin yanında sallanan sandalyesinde oturdu.

((bir rockçı)) bir rock müzisyeni The lead singer is a true rocker.

((bir sallanan sandalye)) bir sallanan sandalye He bought an old wooden rocker.

Eş anlamlılar: musician, guitarist; rocking chair

'to rock' fiiline, eylemi yapanı belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir 'rockçı' (müzisyen), bir 'sallanan sandalyede' (rocker) oturuyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.