verb

roll

yuvarlanmak, sarmak, rulo, sandviç ekmeği

The ball rolled down the hill.

Top tepeden aşağı yuvarlandı.

She rolled the dough into a ball.

Hamuru yuvarlayarak top haline getirdi.

He bought a roll of paper towels.

Bir rulo kağıt havlu aldı.

((bir şey)) dönerek hareket etmek. The coin rolled under the sofa.

((bir şey)) ((yukarı/aşağı)) bir şeyi kendi etrafında sarmak. She rolled up the poster.

((bir rulo)) ((bir şey)) bir şeyden bir silindir. We need a roll of paper towels.

Fiil eş anlamlıları: dönmek, fırıl fırıl dönmek; İsim eş anlamlıları: silindir, topuz

Latince 'küçük tekerlek' anlamına gelen 'rotula'dan. Dönmeyi düşünün.

Tekerlek veya top gibi yuvarlak bir nesnenin 'yuvarlandığını' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.