romantic
Çeviri
romantik, duygusal, hayalperest
Örnekler
He planned a romantic dinner for two.
İki kişilik romantik bir akşam yemeği planladı.
She has a romantic view of country life.
Kır hayatına dair romantik bir görüşü var.
Dilbilgisi Kalıpları
romantik bir ((isim)) aşkla ilgili Ona romantik bir hediye aldı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: aşk dolu, tutkulu, idealist; Zıt anlamlılar: pragmatik, gerçekçi
Etimoloji
'romance' + sıfat yapan '-ic' eki. Aşk hikayelerinde bulunan nitelikleri ifade eder.
Hafıza İpuçları
Bir şey 'romans' gibiyse, o 'romantik'tir.