rough
Çeviri
pürüzlü, kaba, zor, dalgalı
Örnekler
The sandpaper has a rough surface.
Zımpara kağıdının pürüzlü bir yüzeyi var.
He had a rough day at work.
İşte zor bir gün geçirdi.
This is just a rough draft of the report.
Bu sadece raporun kaba bir taslağı.
The sea was rough during the storm.
Fırtına sırasında deniz dalgalıydı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) pürüzlü olmak bir yüzeyi tarif etmek Zımpara kağıdının pürüzlü bir yüzeyi var.
a rough ((isim)) zor bir durumu veya bir tahmini tarif etmek Zor bir gündü.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'kıllı, kaba' anlamına gelen 'rūh' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Elinizi pürüzlü bir kayanın üzerinde gezdirdiğinizi düşünün. Bu his 'rough'tur. Ayrıca zor bir gün ('a rough day') anlamında da kullanılır.