noun

rounds

devriye, raunt, mermi, tur (içki)

The doctor is making her rounds.

Doktor vizite yapıyor.

The boxer won in three rounds.

Boksör üç rauntta kazandı.

The soldier fired several rounds.

Asker birkaç el ateş etti.

It's my turn to buy a round of drinks.

Bir tur içki ısmarlama sırası bende.

devriye gezmek bir dizi yeri veya kişiyi ziyaret etmek Güvenlik görevlisi her saat devriye gezer.

bir tur ((bir şey)) bir yarışmada bir aşama veya bir grup için tek seferlik içki siparişi Hadi bir tur daha kart oynayalım.

Synonyms: devriye, tur, etap, raunt, fişek

'round' (tur, döngü) kelimesinin çoğulu, tam bir döngü veya devre fikrinden gelir.

Bir doktorun hastanede 'tur' atmasını, bir boksörün bir sonraki 'raunda' geçmesini veya tek bir 'atımlık' mermiyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.