noun

routine

rutin, alışkanlık, sıradan

My morning routine includes coffee and the news.

Sabah rutinim kahve ve haberleri içerir.

This is just a routine security check.

Bu sadece rutin bir güvenlik kontrolü.

bir/o rutin sabit bir dizi eylem Onun katı bir günlük rutini var.

bir rutin ((isim)) sıradan ve özel olmayan Bu rutin bir denetimdi.

Eş anlamlılar: habit, custom, procedure; Zıt anlamlılar: novelty, spontaneity

Fransızca 'route' (yol) kelimesinden gelen 'routine' kelimesinden türemiştir. Eylemlerin 'alışılmış yolu' anlamına gelir.

Her gün gittiğiniz 'rota' (route), sizin 'rutininiz' (routine) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.