noun

ruby

yakut, yakut kırmızısı

She wore a beautiful ruby necklace.

Güzel bir yakut kolye takıyordu.

The wine was a deep ruby red.

Şarap koyu yakut kırmızısıydı.

((isim)) bir yakut She wore a ruby necklace.

((isim)) yakut (renk olarak) The wine was a deep ruby red.

Eş anlamlılar: gem (değerli taş), jewel (mücevher); (renkler) crimson (koyu kırmızı), scarlet (al)

Latince 'kırmızı' anlamına gelen 'rubeus' kelimesinden gelir.

Bir 'yakutun' (ruby) 'kırmızı' (red) rengini düşünün. Latince kökü de 'kırmızı' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.