noun

rule

kural, yönetmelik, hüküm, cetvel

You must follow the rules of the game.

Oyunun kurallarına uymalısın.

The king's rule lasted for many years.

Kralın hükmü uzun yıllar sürdü.

((sth.)) hakkında bir kural bir şeyle ilgili bir düzenleme The school has strict rules about uniforms.

kural olarak genellikle As a rule, I don't eat after 8 PM.

Eş anlamlılar: law, regulation, principle, guideline; Zıt anlamlılar: exception, chaos

Eski Fransızca 'reule' kelimesinden, Latince 'düz çubuk, desen' anlamına gelen ve 'rex' (kral) ile ilişkili olan 'regula'dan gelmektedir.

Bir 'ruler' (cetvel) düz bir çizgi çizmenize yardımcı olur, bu da katı bir 'rule' (kural) izlemek gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.