noun

runner

koşucu, kurye, yolluk

She is a long-distance runner.

O bir uzun mesafe koşucusu.

The table runner was a beautiful blue.

Masa örtüsü güzel bir maviydi.

bir koşucu koşan bir kişi O hızlı bir koşucudur.

Eş anlamlılar: jogger, sprinter (kişi için)

'Run' (koşmak) + eylemi yapanı belirten '-er' eki. Asıl anlamı 'koşan kişi'dir.

'-er' eki 'bir şeyi yapan kişi veya nesne' anlamına gelir. 'Runner' 'koşan kişi'dir. Halı için, bir masanın veya koridorun uzunluğu boyunca 'koştuğunu' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.