adjective

rustic

kırsal, rustik, sade

The cabin had a rustic charm.

Kulübenin rustik bir cazibesi vardı.

He has rustic manners.

Onun kırsal tavırları var.

((bir şey)) rustik olmak Rustik mobilyalar ahşaptan yapılmıştı.

Eş anlamlılar: pastoral, simple; Zıt anlamlılar: urban, sophisticated

Latince 'rus' (kır) kelimesinden gelen 'rusticus' (kıra ait) kelimesinden türemiştir.

Eski çiftlik aletlerindeki 'pas' (rust) kelimesini düşünerek kırsal bir his uyandırın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.