noun

sabotage

sabotaj, sabote etmek

The fire was an act of sabotage.

Yangın bir sabotaj eylemiydi.

They tried to sabotage the peace talks.

Barış görüşmelerini sabote etmeye çalıştılar.

bir sabotaj eylemi Yangın bir sabotaj eylemiydi.

((bir şeyi)) sabote etmek Barış görüşmelerini sabote etmeye çalıştılar.

Eş anlamlılar: aksatma, baltalama, bozma; Fiil: aksatmak, baltalamak

Fransızca'da tahta ayakkabı anlamına gelen 'sabot' kelimesinden gelir. İşçilerin makineleri durdurmak için içine tahta ayakkabı attığı söylenir.

Birinin bir makineyi durdurmak için içine bir 'sabot' (tahta ayakkabı) attığını hayal edin. Bu eylem 'sabotaj'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.