noun

sack

çuval, kovulma, kovmak

He carried a sack of potatoes.

Bir çuval patates taşıyordu.

She got the sack for being late.

Geç kaldığı için kovuldu.

They decided to sack him.

Onu kovmaya karar verdiler.

bir çuval ((bir şey)) Bir çuval patates taşıyordu.

kovulmak Geç kaldığı için kovuldu.

((birini)) kovmak Onu kovmaya karar verdiler.

Eş anlamlılar (çuval): torba, kese; Eş anlamlılar (kovmak): işten atmak, kovmak

Latince 'saccus' (çuval) kelimesinden gelir. 'Kovulma' anlamı, bir zanaatkarın işi bittiğinde aletlerinin bir çuval içinde geri verilmesinden kaynaklanır.

Bir patronun bir çalışana 'eşyalarını bir çuvala doldurup' gitmesini söylediğini hayal edin, bu onun kovulduğu anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.