authorize
Çeviri
yetki vermek, izin vermek, ruhsat vermek
Örnekler
I authorized the payment.
Ödemeye yetki verdim.
The government authorized the new project.
Hükümet yeni projeye yetki verdi.
He is authorized to sign checks.
Çek imzalamaya yetkilidir.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şey) için resmi izin vermek The committee authorized the new policy.
((sb.)) ((to-inf)) (birine) (bir şeyi) yapma hakkı veya gücü vermek He was authorized to enter the restricted area.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'Author' (yazar) + fiil yapan '-ize' ekinden oluşur. Birine veya bir şeye yetki vermek anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyi 'authorize' etmek, bir 'author'un (yazarın) kitabı üzerindeki gibi ona 'authority' (yetki) damgası vurmaktır.