adjective

sacred

kutsal, mukaddes

This temple is a sacred place.

Bu tapınak kutsal bir yerdir.

Cows are sacred animals in some cultures.

İnekler bazı kültürlerde kutsal hayvanlardır.

She held the promise sacred.

Sözünü kutsal saydı.

kutsal bir ((isim)) kutsal bir (isim) Bu tapınak kutsal bir yerdir.

((sth.)) is sacred to ((sb.)) (bir şey) (biri) için kutsaldır İnekler birçok Hindu için kutsaldır.

Eş anlamlılar: holy, hallowed; Zıt anlamlılar: profane, secular

Latince 'kutsal, mukaddes' anlamına gelen 'sacer' kelimesinden gelir.

'Scared' (korkmuş) kelimesine benziyor. Kutsal bir şeye saygısızlık etmekten 'korkabilirsiniz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.