adjective

authorized

yetkili, izinli, ruhsatlı

Only authorized personnel can enter this area.

Bu alana sadece yetkili personel girebilir.

This is an authorized biography of the president.

Bu, başkanın onaylı bir biyografisidir.

authorized ((isim)) yetkili ... Bu yetkili bir satıcıdır.

Eş anlamlılar: official, permitted, approved; Zıt anlamlılar: unauthorized, forbidden

Bir şeyi yaratan anlamına gelen 'author' (yazar) kelimesinden gelir ve 'yaratıcı tarafından yetki verilmiş' anlamını taşır.

Bir 'author'ın (yazar) kitabının yayınlanması için 'authority' (yetki) verdiğini düşünün. Resmi olarak onaylanmıştır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.