verb

safeguard

korumak, muhafaza etmek

We must safeguard our national interests.

Ulusal çıkarlarımızı korumalıyız.

This law safeguards workers against exploitation.

Bu yasa işçileri sömürüye karşı korur.

((sth.)) (bir şeyi) korumak The policy is designed to safeguard the environment.

((sb./sth.)) ((against sth.)) (birini/bir şeyi) (bir şeye karşı) korumak We must safeguard our computers against viruses.

Eş anlamlılar: protect, defend, secure; Zıt anlamlılar: endanger, jeopardize

'safe' (güvenli) ve 'guard' (koruma) kelimelerinin birleşimi. 'Guard', korumak veya kontrol etmek için gözetmek anlamına gelir.

İşi bir şeyi 'güvende' (safe) tutmak olan bir 'koruma' (guard) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.