noun

sage

bilge, adaçayı, bilgece

The village elder was a respected sage.

Köyün yaşlısı saygın bir bilgeydi.

Add some fresh sage to the stuffing.

İç harcına biraz taze adaçayı ekleyin.

She gave him some sage advice.

Ona bilgece bir tavsiye verdi.

((sayılabilen isim)) bilge bir kişi He was a wise old sage.

((sayılamayan isim)) bir bitki This recipe calls for sage.

((sıfat)) ((isim)) bilgece She offered some sage advice.

Eş anlamlılar: (kişi) guru, uzman; (sıfat) bilge, basiretli

İsim (bilge kişi) ve sıfat Latince 'sapere' (bilge olmak) kelimesinden gelir. Bitki ise tıbbi özelliklerinden dolayı Latince 'salvus' (sağlıklı) kelimesinden gelir.

Bilge bir 'sage' (kişi), sağlığınız için 'sage' (adaçayı) bitkisini kullanma konusunda 'sage' (bilgece) tavsiyeler verir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.