noun

sake

hatır, uğruna, amaç, fayda

He did it for the sake of his family.

Bunu ailesinin hatırı için yaptı.

Let's not argue for argument's sake.

Tartışma olsun diye tartışmayalım.

for the sake of ((sb./sth.)) (...) hatırı için, uğruna I moved to this city for the sake of my children.

Eş anlamlılar: purpose, reason, cause, benefit

Eski İngilizce'de 'dava, hukuk davası' anlamına gelen 'sacu' kelimesinden gelir. Anlamı '...nın çıkarı veya davası için' şeklindedir.

Neredeyse her zaman 'for the sake of...' (...nın hatırı için) ifadesiyle kullanılır. Japon pirinç şarabı olan 'sake' ile karıştırmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.