noun

salesperson

satış elemanı, tezgahtar, satıcı

A good salesperson listens to the customer's needs.

İyi bir satış elemanı müşterinin ihtiyaçlarını dinler.

She works as a salesperson at a car dealership.

Bir araba galerisinde satış elemanı olarak çalışıyor.

((a salesperson)) bir satış elemanı The salesperson was very helpful.

Synonyms: vendor, seller, clerk, representative

'sales' (satış) + 'person' (kişi) kelimelerinden. Bir şeyler satan kişi.

Bu, 'salesman' (erkek satıcı) veya 'saleswoman' (kadın satıcı) için cinsiyet ayrımı gözetmeyen bir terimdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.