noun

sally

nükte, espri, huruç

He made a witty sally at my expense.

Benimle alay ederek nükteli bir laf etti.

The troops made a sally against the enemy.

Birlikler düşmana karşı bir huruç yaptı.

((a sally)) bir nükte He made a witty sally at my expense.

((to make a sally)) bir huruç yapmak The troops made a sally against the enemy.

Synonyms: nükte, espri; huruç, çıkış

Fransızca 'sıçramak' anlamına gelen 'saillir'den türeyen 'saillie' (dışarı fırlama) kelimesinden gelir.

Bir sohbette 'öne fırlayan' bir espriyi veya bir kaleden 'fırlayan' askerleri hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.