verb

sanctify

kutsamak, takdis etmek

The priest will sanctify the new chapel.

Rahip yeni şapeli kutsayacak.

His good deeds sanctified his memory.

Onun iyi amelleri hatırasını kutsallaştırdı.

((sth.)) (bir şeyi) kutsamak Piskopos sunağı kutsamak için geldi.

Eş anlamlılar: consecrate (takdis etmek), hallow (kutsal saymak); Zıt anlamlılar: desecrate (saygısızlık etmek), profane (kutsallığını bozmak)

Latince 'sanctus' (kutsal) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'kutsal yapmak'.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'sanct-' (saint gibi) + '-ify' (yapmak). Bu yapı, 'kutsal yapmak' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.