noun

sandwich

sandviç

I'll have a turkey sandwich for lunch.

Öğle yemeği için hindi sandviç alacağım.

He made a peanut butter and jelly sandwich.

Fıstık ezmeli ve jöleli bir sandviç yaptı.

((bir sandviç)) bir yiyecek Öğle yemeğinde bir sandviç yedim.

((bir ... sandviç)) bir sandviç türü O, peynirli bir sandviç istiyor.

Eş anlamlılar: tost, dürüm

Adını, 18. yüzyılda yaşamış ve iddiaya göre etini iki dilim ekmek arasında yiyen İngiliz aristokrat 4. Sandwich Kontu'ndan almıştır.

İki dilim ekmeğin arasına bir şeyin 'sıkıştırıldığını' (sandwiched) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.