adjective

satisfying

tatmin edici, doyurucu

It was a very satisfying meal.

Çok doyurucu bir yemekti.

Finishing the project was a satisfying experience.

Projeyi bitirmek tatmin edici bir deneyimdi.

tatmin edici bir ((şey)) zevk veya doyum veren It was a satisfying conclusion to the story.

((fiil)) yapmak tatmin edici zevk duygusuna neden olan It is satisfying to see your hard work pay off.

Eş anlamlılar: fulfilling, rewarding; Zıt anlamlılar: unsatisfying, disappointing

'satisfy' fiilinin şimdiki zaman sıfat-fiili. Latince 'satis' (yeterli) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir. 'Yeterli kılan' bir şeyi tanımlar.

'-ing' eki, duyguya NEDEN olan şeyi tanımlar. 'Tatmin edici' (satisfying) bir yemek, sizi 'tatmin olmuş' (satisfied) hissettirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.