noun

scallop

deniz tarağı, tarak

We ordered the seared scallops.

Mühürlenmiş deniz tarağı sipariş ettik.

The curtain has a scallop edge.

Perdenin kenarı fistolu.

((bir tabak deniz tarağı)) bir deniz tarağı yemeği Bir tabak deniz tarağı paylaştık.

((fistolu kenar)) bir dizi eğriden oluşan dekoratif bir kenar Elbisenin kenarı fistolu.

Synonyms: (shellfish) clam, mussel; (pattern) decorative edge

Eski Fransızca 'kabuk' anlamına gelen 'escalope' kelimesinden gelir. Deniz tarağının kabuğunun kendine özgü şekli, anlamlarının anahtarıdır.

Shell petrol şirketinin logosu bir deniz tarağı kabuğudur. Hem kabuklu deniz ürününü hem de kendine özgü kavisli şeklini hatırlamak için o logoyu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.