noun

scanner

tarayıcı

I need to use the scanner for this document.

Bu belge için tarayıcıyı kullanmam gerekiyor.

The airport has a new body scanner.

Havaalanında yeni bir vücut tarayıcısı var.

The doctor used a scanner to check his brain.

Doktor beynini kontrol etmek için bir tarayıcı kullandı.

((bir/o)) tarayıcı ((...)) tarayıcı Bu belge için tarayıcıyı kullanmam gerekiyor.

fotokopi makinesi, yazıcı

'to scan' (taramak) fiilinden ve bir aleti veya kişiyi belirten '-er' ekinden gelir.

Bir mağazada barkod tarayıcısı gibi bir şeyi 'tarayan' veya inceleyen bir cihaz düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.