noun

scene

sahne, manzara, olay yeri

The first scene of the play is very long.

Oyunun ilk sahnesi çok uzun.

Police arrived at the scene of the accident.

Polis kaza yerine ulaştı.

She made a scene in the restaurant.

Restoranda olay çıkardı.

The mountain scene was beautiful.

Dağ manzarası çok güzeldi.

((bir şeyin)) olay yeri bir olayın gerçekleştiği yer Police arrived at the scene of the accident.

olay çıkarmak gürültülü, öfkeli veya duygusal bir rahatsızlık yaratmak She made a scene in the restaurant.

manzara, ortam, perde, gösteri

Latince 'scaena', Yunanca 'skēnē' (sahne, çadır) kelimesinden gelir.

Bir tiyatro 'sahnesi' hayal edin. Bu, bir mekanı, bir hikayenin bir bölümünü veya duygusal bir olayı ifade edebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.