adjective

scenic

manzaralı, doğal güzelliği olan

We took the scenic route along the coast.

Sahil boyunca manzaralı yoldan gittik.

The view from the mountain was very scenic.

Dağdan manzara çok güzeldi.

((scenic)) + isim - manzaralı. We took a scenic drive through the mountains.

Eş anlamlılar: picturesque, beautiful, panoramic

Latince 'scaenicus' (sahneye ait) kelimesinden gelir, 'scene' (sahne) ile ilgilidir. Bir filmde 'sahne' olmaya değer bir manzarayı ifade eder.

Doğada güzel bir 'sahne' (scene) düşünün. 'Scenic' bir yer, mükemmel bir 'sahne' gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.