noun

scout

izci, gözcü, keşif eri

The scout reported enemy movement.

İzci, düşman hareketini bildirdi.

My son is a Boy Scout.

Oğlum bir izci.

A talent scout discovered the singer.

Bir yetenek avcısı şarkıcıyı keşfetti.

((bir)) izci/gözcü bilgi toplamak için gönderilen kişi The scout reported enemy movement.

Eş anlamlılar: kâşif, casus, gözcü

Eski Fransızca'da 'dinlemek' anlamına gelen 'escouter' kelimesinden gelir. Bilgi toplamak için gönderilen kişi.

Bir izcinin bilgi için dikkatlice 'dinlediğini' (escouter) hayal edin. Bu, ordu için de bir spor takımı için de geçerli olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.