noun

seafarer

denizci, gemici

He was an experienced seafarer.

O, deneyimli bir denizciydi.

((a/an ... seafarer)) düzenli olarak deniz yolculuğu yapan kişi The old man was a seasoned seafarer.

Eş anlamlılar: sailor, mariner, navigator

"sea" (deniz) + "farer" (yolcu) kelimelerinden. Denizde seyahat eden kişi.

"Denizde" (sea) "seyahat eden" (fares) kişi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.