noun

seats

koltuklar, yerler

Are there any empty seats?

Boş koltuk var mı?

The car has five seats.

Arabanın beş koltuğu var.

He won one of the seats in parliament.

Parlamentodaki koltuklardan birini kazandı.

((sayı)) seats belirli sayıda koltuk The theater has 500 seats.

Eş anlamlılar: chairs, places, positions (sandalyeler, yerler, mevkiler)

Eski İngilizce'de 'oturacak yer' anlamına gelen 'setl' kelimesinden gelir.

'Sit' (oturmak) kelimesini düşünün - 'seat', 'oturduğunuz' yerdir. Sonundaki 's' onu çoğul yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.