adjective

second

ikinci, saniye

This is my second time here.

Bu benim buraya ikinci gelişim.

Wait just a second, please.

Sadece bir saniye bekleyin, lütfen.

He came in second in the race.

Yarışta ikinci oldu.

the second ((noun)) ikinci ... This is my second time here.

a second bir saniye Wait just a second, please.

Sıra sayısı: next, following; İsim: moment, instant

Latince 'takip eden, sıradaki' anlamına gelen 'secundus' kelimesinden gelir. Zaman birimi, saatin altmışa 'ikinci' bölünmesinden gelir.

Birinciden sonraki 'ikinci' en önemli şey olarak düşünün. Zaman için, saatin (dakikadan sonraki) 'ikinci' bölünmesidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.