noun

secretary

sekreter, yazman, bakan

My secretary will schedule a meeting.

Sekreterim bir toplantı ayarlayacak.

She was elected as the club secretary.

Kulüp sekreteri olarak seçildi.

The Secretary of State is a high-ranking official.

Dışişleri Bakanı üst düzey bir yetkilidir.

((sb.)) bir sekreter My secretary will schedule a meeting.

Synonyms: asistan, yönetici, katip; Antonyms: patron, yönetici

Latince 'secretarius' (gizli memur) kelimesinden, o da 'secretum' (sır) kelimesinden gelir. Sırların emanet edildiği kişi anlamına gelir.

Sekreter, patronu veya bir kuruluş için 'sırları' (secrets) saklayan kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.