noun

section

bölüm, kısım, kesit

Read the first section of the chapter.

Bölümün ilk kısmını okuyun.

The store has a large toy section.

Mağazanın büyük bir oyuncak bölümü var.

He works in the sales section.

Satış bölümünde çalışıyor.

This is a cross-section of the fruit.

Bu, meyvenin bir enine kesitidir.

bir şeyin bir bölümü Read the first section of the chapter.

Synonyms: part, portion, division, department, segment

Latince 'kesme' anlamına gelen 'sectio' kelimesinden, 'secare' (kesmek) fiilinden türemiştir.

Bir şeyi parçalara 'kesmeyi' düşünün. Her parça bir 'section' (bölüm)'dür. Tıpkı bir portakalın dilimleri (sections) olması gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.