verb

see

görmek, anlamak, buluşmak, bakmak

I can see the mountains from here.

Buradan dağları görebiliyorum.

I'll see you tomorrow.

Yarın görüşürüz.

I see what you mean.

Ne demek istediğini anlıyorum.

Let me see if he is available.

Müsait olup olmadığına bir bakayım.

((sth./sb.)) (bir şeyi/birini) gözlerle algılamak I can see the mountains from here.

((sb.)) (biriyle) buluşmak veya (birini) ziyaret etmek I'll see you tomorrow.

((cümlecik)) (bir şeyi) anlamak I see what you mean.

((if/whether cümlecik)) (bir şeyi) öğrenmek veya kontrol etmek Let me see if he is available.

Eş anlamlılar: look (bakmak), watch (izlemek); understand (anlamak)

Eski İngilizce 'seon' kelimesinden, 'takip etmek' anlamına gelen bir Proto-Hint-Avrupa kökünden gelir.

İki anlamı olan temel bir fiil: gözlerle algılamak ve zihinle anlamak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.