noun

seed

tohum, çekirdek, kaynak, seri başı

I will plant this seed in the garden.

Bu tohumu bahçeye ekeceğim.

He planted a seed of doubt in my mind.

Aklıma bir şüphe tohumu ekti.

She is the top seed in the tournament.

Turnuvanın seri başı o.

((sth.)) tohumu bir fikir veya duygunun küçük başlangıcı He planted a seed of doubt in my mind.

tohum ekmek bir tohumu toprağa koymak I will plant this seed in the garden.

Synonyms: kernel, grain, pip; Antonyms: fruit, flower

Eski İngilizce'de 'ekim' anlamına gelen 'sæd' kelimesinden gelir ve Proto-Cermen *sēdiz ile ilişkilidir.

Küçücük bir 'seed' (tohum) düşünün, toprağa ektiğinizde büyük bir bitkiye dönüşür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.