verb

seen

görmek, anlamak, görüşmek

I have seen that movie.

O filmi gördüm.

The letter was seen by everyone.

Mektup herkes tarafından görüldü.

Have you ever seen a ghost?

Hiç hayalet gördün mü?

((sth./sb.)) (...-i) görmek I see a bird.

((sb.)) (...ile) görüşmek I will see you tomorrow.

((that + clause)) (...-dığını) anlamak I see that you are busy.

Eş anlamlılar (see için): look, watch, observe

Eski İngilizce 'seon' (görmek) kelimesinden. 'Seen' geçmiş zaman ortacıdır.

Şu kalıbı hatırlayın: see (şimdiki zaman), saw (geçmiş zaman), seen (ortac). 'Seen' neredeyse her zaman 'have', 'has', 'had' veya 'was' gibi bir yardımcı fiille kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.