verb

seize

ele geçirmek, yakalamak, el koymak, kavramak

He seized my arm to get my attention.

Dikkatimi çekmek için kolumu yakaladı.

The police seized the illegal drugs.

Polis yasadışı uyuşturuculara el koydu.

You must seize this opportunity.

Bu fırsatı değerlendirmelisin.

The engine seized up from lack of oil.

Motor yağsızlıktan sıkıştı.

((sth.)) (bir şeyi) yakalamak, kapmak He seized my arm to get my attention.

((sth.)) (bir şeye) el koymak The police seized the illegal drugs.

((sth.)) (bir fırsatı) değerlendirmek You must seize this opportunity.

Eş anlamlılar: grab (kapmak), snatch (kapmak), confiscate (el koymak), capture (yakalamak)

Eski Fransızca 'sahiplenmek' anlamına gelen 'saisir' kelimesinden gelir.

'Sees' (görür) gibi ses çıkarır. Bir fırsat 'gördüğünde', onu 'seize' (yakala).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.