adjective

selective

seçici, seçerek, özenle seçen

He is very selective about his friends.

Arkadaşları konusunda çok seçicidir.

The company uses a selective hiring process.

Şirket seçici bir işe alım süreci kullanıyor.

be selective about ((sth.)) (sth.) konusunda seçici olmak He is selective about the coffee he drinks.

Eş anlamlılar: choosy, discerning, particular; Zıt anlamlılar: unselective, indiscriminate

'select' fiili + '-e eğilimli' anlamına gelen '-ive' sıfat ekinden oluşur.

'selective' olan biri, 'selection' (seçim) sürecinde 'active' (aktif) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.