adjective

available

mevcut, uygun, boş

The book is available in the library.

Kitap kütüphanede mevcut.

Are you available tomorrow afternoon?

Yarın öğleden sonra müsait misin?

Tickets are available online.

Biletler internette mevcut.

((bir şey)) mevcut ((sth.)) is available Kitap kütüphanede mevcut.

((biri)) müsait ((sb.)) is available Yarın öğleden sonra müsait misin?

Eş anlamlılar: accessible, obtainable, on hand; Zıt anlamlılar: unavailable, occupied

Eski Fransızca 'availlir' (işe yaramak, değerli olmak) kelimesinden gelir, 'a-' (yönelme) + 'vaillir' (değerinde olmak).

'Avail' (faydalanmak) 'able' (mümkün) olarak düşünün. Hem nesneler hem de insanların zamanı için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.