verb

sell

satmak

I need to sell my old car.

Eski arabamı satmam gerekiyor.

This book sells well.

Bu kitap iyi satıyor.

He sold me a fake watch.

Bana sahte bir saat sattı.

((sth.)) (bir şeyi) satmak She sells flowers at the market.

((sth.)) ((to sb.)) (bir şeyi) (birine) satmak He sold his car to his friend.

((sb.)) ((sth.)) (birine) (bir şeyi) satmak He sold his friend his car.

Synonyms: market, vend; Antonyms: buy, purchase

Eski İngilizce'de 'vermek, tedarik etmek, teslim etmek' anlamına gelen 'sellan' kelimesinden gelir.

Bir 'sale' (indirim) tabelası düşünün. 'To sell', bir 'sale' (satış) yapma eylemidir. 'Buy' (satın almak) kelimesinin zıttıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.